SEO ile uzaktan yakından alakası olmayan,bilgisiz ve deneyimsiz bir kaç kimsenin yazdığına göre MetaTag’lar bütün Arama Motorları için kilit nokta.Hatta bazı SEO’cu arkadaşlar -olduğunu sananlar- yapılacak işlemler arasına ” Meta Tag Optimizasyonunu ” ekliyorlar.

Elbette bazı MetaTaglar etkili,ancak bunlar sadece size görsel olarak avantaj sağlayacak.Bunları da şimdiki makalemde yayınlayacağım.

İlk olarak MetaTagların yapılarını inceleyelim …

Ben ise her MetaTagın ne kadar önemli olduğunu 5 yıldız üzerinden sizlere niteleyeyim..

Sıralama Kriterleri


Tek Yıldız (*) = Önemsiz
İki Yıldız (**) = Fayda Sağlamayan

Üç Yıldız (***) = Orta Derecede Etkili

Dört Yıldız (****) = Görsel Açıdan Etkili

Beş Yıldız(*****) = Sıralama Açısından Etkili

1) Abstract Meta Tagı (*)

Açıklama : Tek cümle ile sitenin açıklamasını içerir.

Önem : Hiçbir arama motoru ciddiye almaz.

Kod : <META NAME=”Abstract” CONTENT=”Sayfanın genel içeriği”>

2) Author Meta Tagı (*)

Açıklama : Site tasarımcısının adını içerir.

Önem : Hiçbir arama motoru ciddiye almaz.

Kod :<META NAME=”Author” CONTENT=”Sayfayı Tasarlayan Kimsenin Adı “>

3) Copright Meta Tagı (*)

Açıklama : Sitenin telif hakkı ile ilgili bilgiler içerir.

Önem : Hiçbir arama motoru ciddiye almaz.

Kod : <META NAME=”Copyright” CONTENT=”Bu sitenin şusu busu buna aittir geyiği”>

4) Description Meta Tagı (****)

Açıklama : Sitenin açıklamasıdır.Eğer site DMOZ’da ekli değilse,Google arama sonuçlarında Site Adının hemen altında yazan yazıdır.Esasında buraya spam keyword doldurmak hiç ama hiç akıl kârı değildir.Kesinlikle saçmalıktır.3-4 cümle ile özetlenmiş,arama sonuçlarında okuduğu zaman kullanıcıyı çekecek,mümkünse içinde site içeriği ile ilgili kelimeler sıkça geçecek -abartmadan- bir Açıklama yazılmalıdır.

Önem : Google görsellikte önplana çıkartır,çok nadir olarak sonuçları etkileyebilir.

Kod :<META NAME=”Description” CONTENT=”Dediğim şekilde Açıklama içeren cümleler”>

5) Keywords Meta Tagı (***)

Açıklama : Tecrübelerime dayanarak,etkisin oldukça zayıf olduğu söylenebilir.Ancak yine de her sitenin uygulaması webmaster menfaatinedir.En ufak olumlu tepki bile kârdır.Bu sebeple keywordler eklenmelidir.Dikkat edilmesi gereken husus ise en fazla 20-25 kelime sınırıdır.Kelimelerin tamamı SİTE İÇERİĞİ İLE ALAKALI olmalıdır.Saçma sapan adult keywordler doldurmanın kimseye faydası yoktur.Araya muhakkak virgül konmalıdır - tercihen virgül sonrası bir boşluk sonra kelime sonra tekrar aynı döngü-.Virgül konulmaz ise tüm yazılanlar tek kelime gibi algılanır

Önem : Ciddiye alındığı söylenir,ancak ben aşırı derecede olumlu hiçbir etkisini göremedim.Yine de deneyin

Kod :<META NAME=”Keywords” CONTENT=”seo teknikleri, ücretli arama motoru optimizasyonu,”>6) Language Meta Tagı (**)

Açıklama : Site dilini bota tanımlar.Google Botun ihtiyacı çokça yoktur.Ancak yönlendirme amaçlıdır,üşengeç botu üzmez,kalbini kazanır

Önem : Mümkünse düzenlenmelidir.

Kod :<META NAME=”Language” CONTENT=”Dil tanımı”>

7) RefreshMeta Tagı (*)

Açıklama : Oldukça gereksiz,bir o kadar da tehlikelidir.Bu taga kızan botlar olup,gönül koyabilir.Nadir uğrar,geldi mi de pek indexleyesi gelmez.

Önem : Hiçbir arama motoru ciddiye almaz.

Kod :<META NAME=”Refresh” CONTENT=”kaç saniyede bir yenilenecekse buraya yazılmalı,URL=http://www.seoteknikleri.com”> 8) Revisit Meta Tagı (*)

Açıklama : Botu bir daha ne vakit çağıralım meta tagıdır.Bot fazla ilgi alaka sevmez.Yalaka adamla hiç uğraşamaz.Siz en iyisi ona hiç,şu vakitte gel bu vakitte gel demeyin.Emri-Vaki algılar,direk kızar.En iyisi bu tagı hiç kullanmamak

Önem : Hiçbir arama motoru ciddiye almaz.

Kod : <META NAME=”Revisit-After” CONTETN=”X Days”>

9) Robot Meta Tagı (*)

Açıklama : Sayfanın indexlenip indexlenmemesi konusunda gerekli bir Koddur.Eğer botun ziyaret etmemesi için kullanacaksanız robots.txt dosyasından da disallow vermeniz önerilir.index komutu verip beni indexler misin diyebilirsiniz,ancak oldukça gereksizdir önerilmez.

Önem : Hiçbir arama motoru ciddiye almaz.

Kod :<META NAME=”Robot” CONTETN=”index,follow”>10) Akıllı Webmaster Meta Tagı (*****)

Açıklama : Descriptionu,Keywordu,bir de garanti olsun diye Language metasını ekler.Başka hiçbirşey yapmaz.Çünkü bilir ki arama motorları üstten indexlemeye başlar.Ve her satır kaybı site içerisindeki içeriğin önemini biraz daha arttırır.

Önem :Arama Motoru Optimizasyonundaki en önemli etkendir.

Kod : <? include (” zeka.php , kurnazlik.php , yenitaktikler-dusunme.php ”), ?>

Spam yararlıdır.
Evet spam yararlıdır.Bilinçlice yapılan her spam size binlerce ziyaretçi getirir.
Zaten şu sıralar Google’ın arama algoritmasında sorunlar varken spam yapabilirsiniz.

Peki neden spam yapmalıyız ?

  • Spam size kısa vadede çok büyük geri dönüşler yapar.Hele hele yeni açılan bir site iseniz,hem Google’ın teşvik amaçlı yeni sitelere verdiği önemi de hesaba katarsanız,muazzam hit potansiyeli var.
  • Hem spam yapmak çok kolay.Bakın mesela,spam keyword mü arıyorsunuz,yazın Google’a alakasız alakasız piyasa mankenleri ismini yanyana.Açın siteyi kopyalayın keywordu.
  • Kolaylığı bu kadar ile de kalmıyor,hemen site altına döşeyin,boyutunu da küçük kılın.

Peki bunları yaptıktan sonra ne olacak.Hitiniz ciddi anlamda artacak…
Ama anahtar nokta şu, NEREYE KADAR ?

Google dünyanın en zeki mühendislerinin çalıştığı bir yer.
Sizin düşündüklerinizi onlar çoktan düşünmüş oluyor.
Ancak şöyle bir durum var ki,onlar tüm siteleri tek tek kontrol edemiyorlar.Otomatik kontrol eden sistem arayışına giriyorlar.
Ve hiç ama hiç merak etmeyin,eninde sonunda yakalanıyorsunuz.Ve bu sefer öyle bir duygu ki,karşı karşıya kaldığınız hayal kırıklığı sizi çok daha fazla manevi zarara uğratıyor…
Tüm elde ettiğiniz hitler,reklam gelirleri vs. vs. herşey elinizden kayıp gidiyor.

Peki neden spam yapmamalıyız ?

 

  • Spam çok kısa vadeli bir hit kaynağıdır.
  • Muhakkak ki eninde sonunda yakalanırsınız ve bu açıkladığım üzere sizin için çok üzücü olur.
  • Göze hiç hitap etmez.Binlerce keyword her yanda.Gerçekten kaliteli içeriğinizin altına spam yerleştirirseniz,kaliteli içerik spamın yanında ağlar.
  • Spam çok göze batar,siteye giren bilinçli ziyaretçiyi rahatsız eder.
  • Spam yapmak etik olarak uygun değildir.Elde ettiğiniz tüm kazançlar sizin hakkınız değil emin olabilirisiniz.Bilmiyorum dîni inancınız var mı,ancak emin olun bu yapılanın kul hakkı yemekten bir farkı yok.Reklam verenin de hakkını yiyorsunuz,aslında o içeriğe ulaşmak amacında olmayan ziyaretçinin de.
  • En önemli detayı eminim ki herkes atlıyor.Bizim bu kadar Google ile içli dışlı olmamızın sebebi hedefli ziyaretçi çekmektir.Sitenizin içeriği ile en ufak alakası olmayan,adult ağırlıklı kelimerle siteye çektiğiniz ziyaretçi sitenizde ne kadar zaman geçirecek sanıyorsunuz ? Diyelim ki siteye girdi, o spamların içinde hangi reklamınız dikkatini çekecek de tıklayacak ? Hepsini geçtim,siz o ziyaretçiyi reklamlarınıza tıklatacak kadar sitenizde tutabilecek misiniz ?

Tüm bunları gözden geçirin ve karar verin.
Sizce spam yapmak sizin etik anlayışınıza uyuyor mu ?
Spam size ne kadar yarar sağlayacak ?

Asla unutmayın ki ” Küçük insan hep büyük görünmek ister ama hep küçüktür ”
Ne yaparsanız yapın,hak ettiğinizden yüksek şeyler alamazsınız.
Gelin siz de faydalı şeyler yapın, internetteki SPAMcı Türkler damgasını sildirelim…

Webmasterların, SEO işlemi sırasında, en çok göz ardı ettikleri noktalardan birisi de sayfa bazlı ( On-Page ) SEO işlemidir.
Sayfa içi SEO denildiği zaman akla ilk gelen faktörlerden birisi metatagdır. Metatagları arama motorlarına siteyi tanıtan yararlı kodcuklar bütünüdür. Bu hususta r10.net te daha önceden yayınladığım makalede Metatagları etkilerine göre kategorize etmiş,anlamlarını ve kullanışlarını açıklamıştım.
Ancak bilinmelidir ki, site içi SEO işlemi sadece Metataglardan oluşmuyor.
Site içi SEO işlemini uygulamak ve tam detayları ile kavramak için temel de olsa tasarım bilgisi gerekiyor.

Web sayfasına SEO işlemi uygulamak isteyen bir webmaster öncelikle ne yapmalıdır?

1)Tüm tasarımlarınızı ve sitelerinizi aşağıda vereceğim bilgilere göre objektif olarak değerlendirin.
2)Söz konusu değişikliklerin, tekrar değerlendirilmesi uzun bir sürece yayılabilir. Bu noktada sabrınızı koruyup, tasarımsal değişikliklerinizi geriye almamanızda fayda var. Sabırlı olmanız gerekiyor. Emin olun, hak ettiğiniz değeri göreceksiniz.
3)Sitenizi, öncelikle insanlara karşı bilgi vermek veya bilgi vermelerini sağlamak amacı ile kurduğunuzu unutmayın. Hitap ettikleriniz arama motorları değil, kullanıcılardır. Bu sebeple, öncelikle göze hitap eden bir tasarım oluşturun, tasarım üzerine uygun bir şekilde SEO işlemi uygulayın.

1) Altın Anahtar; Güncel Teknolojiler

Doğru : En yeniyi,en doğruyu takip eder,bir diğer deyişle modayı takip ederseniz Google’ın gözüne girersiniz
Yanlış : Hantallaşmış,çağdışı eski teknolojilerden uzak durun.

Google, güncel teknolojileri seviyor. Şu sıralar moda olan tasarım çeşitlerini incelediğinizde sıkça duyduğunuz Web 2,0 ismiyle muhakkak karşılaşacaksınızdır. Web 2,0 tasarım ve içerik sunumu açısından Web’in son çağıdır. İçeriğin sade ve net olarak kullanıcıya sunumu,içeriksel olarak gelen yeniliklerdendir. Söz konusu makalemiz site içi SEO’ ya yönelik olduğundan tasarımsal değişikliklerden bahsedeceğiz.

2) Eski Nesil Tabloları Sitenizden Def Edin

Doğru : CSS ile yeni nesil tasarımlar yapın.Sayfa yerleşimlerini sizin için daha kolay hale getirin.
Yanlış : Eski tip iç içe geçmiş,kenarlıksız tablolardan vazgeçin.

İç içe geçmiş tablolar, sıfırlanmış tablo kenarlıkları. İstediğiniz yazıyı, resmi veya herhangi bir interaktif ögeyi sayfaya özgürce yerleştirmek için tablolar kullanmanız gerekmiyor. İç içe geçen tablolar,her web tarayıcısında aynı gösterilmediği için, Google tarafından sevilmez. CSS adı verilen teknoloji sayesinde, div tagları içerisinde sayfa içi yerleşim yapmanızı sağlar.İnternette kısa süreli bir araştırma sonrası,CSS ile ilgili pek çok araştırma yapabilir,sayfanızı daha çok kullanıcıya ulaşabilir hale getirebilirsiniz.

3) Sitenizi Renklendirin

Doğru : Hedef kelimeyi kalın ve renkli bir şekilde (özellikle kırmızı) yazmanız avantaj sağlar.
Yanlış : Tek renkte,sıkıcı siteler hem ziyaretçiyi hem Google’ı mutsuz eder

Hedeflediğiniz kelimeyi vurgulamanının öneminden az önceki maddede bahsetmiştim. Bir diğer önemli husus ise önemli noktaları ve başlıkları renklendirmektir. Farklı renkle yazılan yazılar,makalelerin can alıcı kısımlarıdır.Bu sebeple Google sözkonusu sözcüklere daha fazla önem verecektir. Hedef kelimenizi renklendirerek SEO’da avantaj sağlayabilirsiniz.

4)W3C Standartlarına Uyumluluk

Doğru : W3C Standartlarına uyumlu tasarımlar kullanın.Tüm browserlara tam uyum sağlayın.
Yanlış : Bildiğiniz gibi tasarım yapmaktan vazgeçin,kodların standartlara uyumluluğunu denetleyin.

Yazdığınız tüm kodlar, internet tarayıcısı ( Internet Explorer, Firefox gibi ) tarafından yorumlanır. Yorumlanan bu kodlar, tarayıcı tarafından görüntü haline çevrilmektedir. Ancak HTML kodları son günlerde öyle çeşitlilik gösteriyor ki,bunu her internet tarayıcısı farklı yorumlayabiliyor.
Daha önce de muhakkak duymuşsunuzdur, bir web sitesi Internet Explorer’da düzgün görüntülenirken,Firefox da bozuk görüntülenir. Bunun sebebi web sitesinin Web Standartlarına uygun bir şekilde tasarlanmamış olmasıdır.f
Google, dediğimiz üzere kaliteli sonuç vermek için yazılmış bir arama motorudur. Bu sebeple Google, tüm internet tarayıcılarında kusursuz şekilde görüntülenen sitelere öncelik verir. Bu sebeple Web Standartların uyumluluk çok önemlidir.
Web standartlarına uyumluluk ile ilgili ; …… sitelerine ziyaret edebilirsiniz.

5)Başlıkları ve Alt Başlıkları Tagları ile Zenginleştirme

Doğru : Hx tagları ile başlıklar oluşturup,SEO ‘da ciddi avantajlar sağlayabilirsiniz.
Yanlış : Font tagını kullanmak yerine,şu sıralar moda olan hx tagını kullanmak çok daha mantıklı bir davranış olacaktır.

Bloggerdaki sorun sebebiyle bu bölüm gösterilememektedir,r10.net teki http://www.r10.net/google-optimizasyon/91220-search-engine-optimizationnun-en-onemli-bolumu-10-adimda-site-ici-search-engine-optimization-nasil-yapilir.html#post1015044 linkinden takip edebilirsiniz.

6)Kalın ve İtalik Yazı ile Botun Dikkatini Çekmek

Doğru : Kalın ve italik yazılar kullanarak,hem kullanıcının hem botun dikkatini hedef kelimeye çekin.
Yanlış : Tek düze fontlarla yazılmış yazılarla,hem botu hem kullanıcı sıkarsınız.

Yeni SEO Teknikleri bulmak için çabalıyorsanız, muhakkak ki empati yapmanız gerekiyor. Google kaliteli sonuçlar vermek istiyor, bu sebeple sayfa içerisinde anlatılmak istenen ana konuyu tespit edip ona göre sıralama yapmalı. Kendisinde varolan 4 Milyar indexli sayfayı tek tek okuyup, insan gücüyle ana konuyu tespit etmesi imkânsız olduğu için bunu belli bir kod sistemine bağlayarak belirlemeli.
Örneğin; kalın ve italik yazılmış yazılar…
Her sayfa dâhilinde, önemli noktalar her zaman kalın olarak imlenir. Kendi makalelerimde de önemli noktalarda kullanıcının dikkatini çekmek için kalınla yazar veya altını çizerim. Sizde hedef kelimenizin bulunduğu yerleri abartmadan, kalınla yazabilir, arama motorunun dikkatini o kelimeye yönlendirebilirsiniz.

7)Sayfa İçi Linkleme Sistemi

Doğru : Her sayfanın tek tek Google’a tanıtılması,altsayfalardan hit almanızı sağlar.
Yanlış : Sadece anasayfadan hit almaya çalışmak,sığı düşünmektir.

Sayfa içindeki bölümlerinizi, Google’a tanıtmanız, sadece anasayfadan değil alt sayfalardan da ziyaretçi almanızı sağlar
Sayfa içindeki bölümlerin isimlerini, hit almak istediğiniz kelimeleri içerir bir şekilde yazmanız menfaatinize olacaktır. Ayrıca a href tagı içersinde title=” Sitenizi açıklayan gramerlere uygun bir şekilde yazılmış,hedef kelimeyi içeren cümle “ kullanmanız ve bu cümleyi kelime cenneti değil,düzgünce kurulmuş bir cümle şeklinde yazmanız gerekir.

8) Bilinmeyenleri Bilin: Orion Algoritması

Doğru : Orion algoritmasına göre içerik oluşturun,geleceğe hazırlıklı olun.
Yanlış : Alakasız kelimelerle siteleri şişirirseniz,spam filtresine yakalanırsınız.

Google’ın geçtiğimiz sene içerisinde “Ori Allon” dan satın aldığı algoritmayı şimdiden uyguladığını varsayıp,yeni düşünce stratejileri oluşturmak gerekiyor…
Yeni sisteme göre,kelimeye göre değil,ilgili kelimelere göre listeleme yapılıyor.Böylece birbirinden bağımsız ve ilişkisiz konularda kelimeler içeren,kelime yığınlarından oluşan sitelere karşı bir koruma sistemi geliştiriliyor,aynı zamanda orijinal içeriğe sahip,sadece konuya yönelik olan makaleleri ön plana çıkartıyor.
Orion Algoritmasına göre ;

“ Araba ” kelimesinde arama yapan bir ziyaretçi için, “ Araba Fiyatları” , “Araba Modelleri” , “ Otomobil Ücretleri” gibi alakalı kelimeleri de arka planda aramaya katarak ona göre arama sonuçlarını veriyor.

Bunun için; sitenizde, hedef kelimenizle doğrudan veya birinci derecede dolaylı yoldan alakalı olan 20 kelimenin listesini çıkartıp,siteye girdiğiniz içerik dahilinde bu kelimeleri sıkça kullanıp, kalınlaştırmanız menfaatinize olacaktır.

9)Resimlerinizi de Tanımlayın

Doğru : Resimleri tanıtmak bile önemlidir.Google kördür,resimdekileri ona siz tasvir edin
Yanlış : Resimleri direk olarak sitenize atmayın,hepsini isimlendirin.

Site dahilinde kullandığınız tüm resimleri Google’a ve arama motorlarına tanıtın.
Bu tag ile ( alt=’resim ile alakalı olan kelimelerin en fazla 5 tanesini aralarına virgül koyarak tanıtınız’ )
Böylece resmin site ile ilişkisini tanıyan arama motoru örümcekleri,interaktif içeriği de görüp sitenizi ödüllendirecektir.

10)Hep Güncel , Hep Orijinal , Hep Aynı Çizgide Devam Edin

Doğru : En güncel,en orijinal içeriğe sahip olan siteler her zaman ödüllendirilir.
Yanlış : Sabit içerikli sitelerden Google nefret eder. Siz de güncel olun,Google’ın kalbini çalın.

Sitenizi kurduğunuz günden beri,tek hedefiniz olsun. Hep aynı içerikten devam edin. Geçmişten beri aynı içerikte istikrar içinde devam etmeniz,Google’ın dikkatini çekecektir.
Orijinal içeriğin öneminden ise ne kadar bahsetsek azdır

Tüm yazdıklarımı uygulamanız “ İyi Derecede Site İçi SEO İşlemi ” uygulamanızı sağlar.

Son günlerde tüm forumlarda, herkesin dilinden düşmeyen bir kavram söz konusu sandbox.

Ancak işin anlaşılmayan kısmı, her sıra kaybının sandbox olmayacağıdır.

Öncelikle bilmelisiniz ki, SEO işleminin temelinde sabır yatar. Şayet ki var olan teknikleri uygulayarak sıra kazanacaksanız, unutmayın ki işlem sonrası Google’ın tepkisini ölçmek işin en sancılı kısmı olacaktır…
Her yaptığınız değişikliği Google’ın anında fark etmesi imkânsızdır…
Çünkü Google internete yaydığı botların getirdiği sonuçları yorumlayarak sıralamaya dahil eder.

Yaptığınız değişikliklerin, ciddi sonuçlar getirmesi için 1–4 hafta arası bir süre gerekmektedir. Ancak bilmelisiniz ki yaptığınız her işlem olumlu sonuç getirmeyecektir. Alacağınız her sonuç, uygulama sıklığınıza ve kullandığınız tekniğe göre değişkenlik gösterecektir.

Gelelim konumuza
Her alacağınız sonuç olumlu olmayacaktır.
Sıralama kaybı doğaldır. Bunun sebepleri çeşitlendirilebilir.

Örnek olarak; rekabetli bir kelimede sıra kazanmak istiyorsanız, sizden daha fazla çalışan rakibiniz önünüze geçebilir. Bu durumda sıra kaybı, sıralamada yükselmeniz kadar doğaldır. Unutmayın ki siz de üst sıraya çıktığınızda, eskiden o sırada bulunan siteyi aşağı itmişsinizdir.

Son günlerde r10.net ‘de sıkça görülen şeylerden birisi de sıra kaybı ile ilgili her gün açılan konular oldu.
Sandbox sözcüğü öyle kullanılmaya başlandı ki, sanki her sıra kaybı sandbox demekti.

Sıralama kaybının temel mantığına inmek için, ilk olarak Sandbox’ın ne demek olduğunu inceleyelim
Sandbox, Google’ın yeni açılan ve ani çıkış gösteren siteler için koyduğu bir filtredir.

Google’ın en çok değer verdiği noktalardan birisi, güncel içeriktir. Çoğu kişi sadece link değişimlerine yöneliyor ve çoğunlukla Sandbox’a düşüyorlar.

Google’ı anlamak için Google gibi düşünün. Google, bugün dünyanın en büyük arama motoru oldu ise muhakkak ki çok başarılı sonuçlar verdiği için olmuştur. Kaliteli siteler yukarıda listelenir. Google’ın kaliteli site kriterlerinin başında, herkes tarafından kabul edilen backlink geliyor olabilir.
Ancak unutmayın ki backlink sadece botu siteyi sıkça ziyaret etmeye zorlamaktır, güncel içerik ise sitenin Google’ın gözündeki kalitesini arttıran ana etmendir.

Sandbox’ın mantığında da, aynı şey yatmaktadır.
Güncel içeriği olmayan, orijinal şeyler yayınlamayan, hantal bir siteye insanlar bir anda neden bu kadar link versin ki?
Google bunu tespit ettiği an, Sandbox filtresini devreye sokmaktadır. Sandbox’un temeli budur.

Gerçekten güncel, kaliteli, domain adınızla ilgili, orijinal ve imla kurallarının sıkça kullanıldığı ( komik gelebilir ama inanın bunun da bir etkisi var ) bir içerikte link almanız Google ‘ı şaşırtmaz.

Sitenizi sıkça ziyaret eden Google Bot güncel ve orijinal içeriği gördüğü zaman, PageRank dışındaki kullanıcıyla paylaşmadığı, kendi gözündeki değeri muhakkak ki artacaktır…

Bunun da sıralamanızı direk olarak etkileyeceğinden emin olabilirsiniz…


DMOZ (ODP) Nedir ?
Bilinen, önemli arama motorlarının, sitenizi indexlemesi istiyorsanız, sitenizi internet ortamında daha çok kişiye ulaştırmayı hedefliyorsanız, atlamamanız gereken bir kaynaktır DMOZ.

DMOZ’un diğer bir bilinen adı da Open Directory Project (ODP Projesi) dir. DMOZ’u Türkçe tanımlayacak olursak, ” Web’deki insanlar tarafından düzenlenen en büyük dizin ” açıklaması uygun olur.

Open Directory Project (http://www.dmoz.org) gönüllü operatörler (editörler) tarafından yönetilmektedir.

DMOZ’da listelenmek için her hangi bir ücret ödemeniz gerekmez, fakat DMOZ’da listelenmek için incelemeye alınırsınız. İnceleyen editörler tarafından onaylanabilmeniz için, siteniz belirli bir standarta uymalıdır. Ayrıca siteniz profesyonelce ve gezilebilir olmalıdır.

DMOZ’da Listelenebilmek…
Başvuruyu yaptığınız sırada, siteniz tamamen tamamlanmış olmalı, eksik sayfa bulunmamalıdır. Tamamlanmadan başvurulan siteler kabul edilmezler. Ayrıca, siteniz orjinal bir içeriğe sahip olmalı ve konusu ile alakalı olmalıdır.

Neden DMOZ ?
DMOZ’da listelenmenin en önemli yararlarından birisi, en büyük arama motorları Google ve Yahoo! ‘nun DMOZ’u bir kaynak olarak kullanması. DMOZ’da listelenen siteler, Sandbox’dan etkilenmezler, Google Directory‘de listelenirler vs. Sitenize alakalı ziyaretçi çekebilmenin temel taşıdır DMOZ’da listelenmiş olmak. Hangi ünlü arama motorlarının DMOZ kullandığına bakmak için http://www.search-this.com/search_engine_decoder.asp adresini inceleyebilirsiniz.
Ayrıca, DMOZ verisi kullanan onlarca sitenin olduğunu da unutulmamalı. Unutmayın, bunlar sadece DMOZ’da listelenenler. Yani DMOZ verisi kullanıp, DMOZ’da listelenenler (: . Daha kaç tane var kim bilir…
Uzun sözün kısası, DMOZ’un sitenize faydaları saymakla bitmez. (;

Nasıl site ekleriz ?
DMOZ’a sitenizi eklemek kısmen komplike birşeydir (: Öncelikle yapmanız gereken, DMOZ ‘a girmek ve siteniz için uygun, kategoriyi bulup, alt kategorileri takip ederek ile sitenize en uygun olanını bulmak. (Bu şekilde bulamazsanız, DMOZ içinde arama yaparak da bulabilirsiniz.) Doğru kategoriyi bulduğunuza emin olduktan sonra, hangi dilde kategoriye girdiyseniz, o dilde “suggest url -adresi öner-” bağlantısı ile site ekleme aşamasına gelebilirsiniz. Yanlış bir kategoriye site ekleme yapmak, reddedilmenizi beraberinde getirecektir. Birden fazla kategoriye aynı adres eklenemez. İçeriği farklı alt klasörleriniz, sub domainlerinizi yine uygun kategorilere ekleyebilirsiniz, sakıncası yoktur.

Şimdi ekleme aşamasını inceleyelim:
Site URL: sitenizin adresi. örn: http://www.dmoz.org
Bu kutucuğun altında, nelerin yapılıp yapılamayacağı yazıyor. Örneğin, illegal sitelerin durumu, pornografik sitelerin sadece Adult kategorisine eklenebileceği, bitmemiş sitelerin eklenemeyeceği, İngilizce olmayan sitelerin uygun dillerindeki kategorilere eklenmesi gerektiği, daha önce eklenmiş sitelerin, şekil değiştirerek tekrar eklenemeyeceği (http://www.dmoz.org http://www.dmoz.org/index.html şeklinde) vs. ( Örnek diye, hepsini yazmış kadar oldum : P )

Title of Site: Sitenizin kısa ve öz başlığı. örn: Open Directory Project.
Bu kutucuğun altında da uygun olan, olmayanlar yazıyor. Bunlar, promosyon içeren kelimeler, cümleler kullanılmaması gerektiği, büyük harf kullanılmaması gerektiği vs.

Site Description: Sitenizin 25 - 30 kelimeden oluşan açıklaması. Örn: The largest human-edited directory of the web.
Bu kısma; kısa, öz ve gerçek bir cümle daha kolay kabul edilmenize yardımcı olur. Bu kutucuğu doldururken, HTML Tag kullanılmamalı, düzgün yazılmış ve noktalamasına dikkat edilmiş cümle(ler) kullanılmalı, başlıkta yazdıklarınız tekrar edilmemeli, promosyon amaçlı bir dille yazılmamalı. Örneğin ” güzel bir site “, “en iyi falancı site” tarzı açıklamalar içeren başvurular silinecektir.

Your E-mail Address: Malum mail adresleriniz..

Daha sonra başvurunuzu “submit” edip beklemeye koyulabilirsiniz.. (:

Editörlerin, gönüllü olarak çalışması, başvuru yoğunluğu, spamlerdan dolayı gereken titiz incelemeler vs gibi sebeplerden dolayı kabul edilme süresi aylarca sürebilmektedir. Bu faktörler, kategoriden kategoriye değişiklik göstermekte. Başvurudan 6 ay sonra kabul edilen başvurulara bile rastlanılır.

Bu durumda endişe edip, tekrar başvurular yapmanız kabul edilmenizi daha da zorlaştırır, bu nedenle endişeye gerek yok. (;
Siteniz reddedildiğinde veya, abartı bekleme süresi olduğunda, başvurunuzu inceleyerek bir kez daha göndermeniz mantıklı olacaktır. Kabul edilme süreciniz esnasında, sabırlı olmanız ve başvurunuzun durumunu DMOZ’dan düzenli olarak takip etmeniz gerekmekte.

Çok çok uzun süre beklemenize rağmen sonuç alınamayınca veya başvurunuz reddedildiğinde, eklemek istediğiniz kategorinin editörleri ile direk kontakt kurabilirsiniz.
Örn. http://dmoz.org/World/T%c3%bcrk%c3%a7e/ Türkçe bölümler editörlerini alttan görebilir, linkleri takip ederek iletişim kurabilirsiniz.

 

Alıntı:

Kategori editörleri: sahinler, erkin

Bunun dışında neden kabul edilmediğinizi, kabul edilmek için ne yapmanız gerektiğini http://resource-zone.com/forum/ adresindeki forumda sorabilirsiniz.

Ocak 19th, 2008Pagerank Matematiği

Pagerank için benden ısrarla link isteyen Aysun için yazıldı bu yazı, ona ithaf olunur…
Pagerankın ilk çıkış mantığı şu cümle ile özetlene bilir “insanların link verdigi site kötü site olamaz.insanlar bir siteye link veriyorsa, bu site iyi bir site olmalı…”
işte google bu sihirli cümleden yola çıkarak kuruldu, gelişti, gelişmeye devam etmektedir.Google’ un ilk yıllarında çogu kişi, pagerankın gücünün farkında degildi ve pek önemsemedi.Rakip arama motorları yahoo, msn ve altavista sanal dünyadaki milyarlarca sayfanın birbiri ile etkileşimine dayanan pagerank degerinin hesaplanmasının imkansıza yakın oldugunu ve sistem kaynaklarının boşuna bir ugraş içinde olacağı görüşünde birleşiyorlardı.Ancak yapılan deneyler sonucunda fark edildi ki gerçektende pagerank önemli bir etken idi.Bundan önceki yazımızda pagerank ve önemini okuyabilirsiniz. Bu yazımızda pagerankın matematiksel modellemesi üzerinde durulacaktır.
Pagerankın Google tarafından açıklanan resmi formülü aşağıdadır:
PR(A) = (1-d) + d (PR(T1)/C(T1) + … + PR(Tn)/C(Tn))

formüldeki değişkenler şunlardır:

PR(A)= A sitesine ait pagerank degeri.Tüm siteler için ilk başta 1 kabul edilimektedir.
d = �damped down� faktörü denilen özel bir katsayı ve 0.85 kabul edilmekte.Pi sayısı gibi özel bir katsayı.
PR(Tn) = A sitesine link veren herhangi bir sitenin pagerank degeri.
C(Tn) = A sitesine link veren herhangi bir sitedeki link sayısı adeti.

Google yaptıgı açıklamalarda şunu belirtmiştir ki, sanal evrendeki tüm sitelerin ve sayfaların gerçek pagerank degerleri toplamı 1 sayısına eşit oldugu kabul edilmiştir hep. Bizde bu yaklaşımdan yola çıkarak degişik linkleşme şemalarının pagerank degerine katkılarını inceleyecegiz. İlk örnegimizde linkleşmenin en basit hali olan karşılıklı link degişiminin etkilerini görelim. Yapacağımız tüm örneklerde her sitenin pagerank degeri ilk başta 1 kabul edilmiştir. Google denklemin gerçek köklerini bulabilmek için Newton Approximation method denilen iteleme yaklaşım methodunu kullanıyor. Özellikle Newton yaklaşım iterasyon methodu yüksek dereceden denklemlerin köklerini bulmak icin kullanılır, zira bu tarz yüksek dereceli denklemlerde b^2-4ac tarzı formülasyonlar çok başarılı olamamakta. Ancak Newton Yaklaşımı lineer değil geometrik olması ve bu sayede diğer benzeri iterasyon yöntemlerine göre aynı miktar yakınsamayı daha az sayıda basamak ile sagladığı için tercih ediliyor. Kabul edilebilir hata payına ulaşana kadar bulduğumuz denklem sonucunu yerine koyarak, sürekli yeni degerler çıkarmak, bulunan yeni degerleri yerine koyarak sonuca ulaşma sanatıdır iterasyon.

Pagerank örnek 1
(Sen bana link ver ben sana link vereyim mantığının incelemesi)

d

= 0.85

PR(A)

= (1 � d) + d(PR(B)/1)

PR(B)

= (1 � d) + d(PR(A)/1)

Degerleri yerine koyarsak :
PR(A) yani A sitesine ait ilk pagerank degeri 1 kabul ediliyor.
d= 0.85 katsayı degerinde oldugunu google bize söylüyor.
PR(B) yani B sitesine ait ilk pagerank degeri 1 kabul edildi.
C(Tn) =1 dir. Yani A sitesinden ve B sitesinden dış dünyaya verilen link sayısı adeti 1 oldugundan 1 alınırsa

PR(A)

= 0.15 + 0.85 * 1
= 1

PR(B)

= 0.15 + 0.85 * 1
= 1

Sistemin ortalama pagerank değerlini Kontrol edelim Pr(A)+ Pr(B)=2
2 /2 (Sistemde iki adet site mevcut oldugundan)= Sistemin ortalama pagerankı= 1

Eger üsteki şekildeki gibi linkleşen iki sitenin, ilk baştaki pagerank degerlerini bu seferde sıfır oldugunu kabul edip tekrar formulde yerine koyarlım,
yani illa ki ilk baştaki pagerank degerini 1 kabul etmem gerekmiyor.
Google bize diyor ki sistemin pagerank degerinin ortalaması 1 sayısına eşittir herzaman. Madem sistemin pagerank ortalaması 1 sayısına eşit olacak o halde bende, ilk kabul ettiğim pagerank degerini sıfır olarak seçip deneyerek denklemde yerine koymaya başlıyorum. Sonucunu bildigim formulün gerçek degerine ulaşabilmem için limit mantığı gereği iterasyon yapmam gerekiyor. Yani denklemin eğrisini tegetle kesiştire bilmem için kabul edilebilir hata payına yaklaşana kadar teget fonksiyonun egrisine yakınsayacak. (converge olacak) .

Birinci iterasyon sonucu

 

PR(A) = 0.15 + 0.85 * 0
= 0.15

PR(B)

= 0.15 + 0.85 * 0.15
= 0.2775

Yeni iterasyonlar için yani buldugumuz degerleri tekrar tekrar formulde yerine koyarsak ve işleme devam edersek,
iterasyon demek buldugun sonucu tekrar denklemde yerine koy, yoluna devam et demek.

ikinci iterasyon sonucu

 

PR(A) =0.15 + 0.85 * 0.2775
= 0.385875

PR(B)

= 0.15 + 0.85 * 0.385875
= 0.47799375


3 kez işleme devam edersek

üçüncü iterasyon sonucu

 

PR(A)

= 0.15 + 0.85 * 0.47799375
= 0.5562946875

PR(B)

= 0.15 + 0.85 * 0.5562946875
= 0.622850484375

iterasyona devam edildikçe görülecektir ki, iki siteninde pagerank degeri 40.ncı iterasyondan sonra 1 değerine yakınsamakta. Yani en basit pagerank linkleşme
şeması için en az 40 kez iterasyon yapıp, denkemin gerçek degerine ulaşabiliyoruz.

kod | çalıştır

Eger yine iki site içinde ilk baştaki pagerank degerliklerini 40 kabul edersek yani PR(A)=40 ve PR(B) =40 kabul edilirse

Birinci işlem sonucu

 

PR(A)

= 0.15 + 0.85 * 40
= 34.25

PR(B)

= 0.15 + 0.85 * 0.385875
= 29.1775

Hesaplamaya devam edersek

Birinci iterasyon sonucu

 

PR(A)

= 0.15 + 0.85 * 29.1775
= 24.950875

pagerank deger 1 sayısına yaklaşıyor

PR(B)

= 0.15 + 0.85 * 24.950875
= 21.35824375

pagerank deger 1 sayısına yaklaşıyor

İlk pagerank degerliklerini 40 kabul etsek bile yani 1 rakamından büyük bir sayı olsa bile iterasyon sonucu en basit linkleşme şeklinde bile belli iterasyon basamağı sonucu, Google un kabul ettiği 1 rakamına yakınsıyor. Bir sitenin ilk başktaki pagerankını ister 1 kabul edelim ister 1000kabul edelim ama sonuçta sistemin ortalam pagerankı
herzaman 1 sayısına ulaşıyor. Google pagerank denklemi geregi 1 den büyük sayılar gittikçe küçülürken, birden küçük sayılarda 1 sayısına yakınsıyor.
Bu durumda şöyle düşünebiliriz: Google her sitenin gerçek pagerank degerini yani en basit iki linkin birbiri ile etkileşimini hesaplaya bilmek için en az 40 kez iterasyon yapmaktadır. İterasyon sayısının adetini belirleyen, denklemdeki site sayısı ve linkleşme şemasına göre çok çok karmaşıklaşabilmektedir. 10milyar web sitesinin biribiri
ile etkileşimi için trilyonlarca kez iterasyon yapılmakta ve hesaplanmakta. Sürekli yeni siteler açıldıgından dolayı sürekli denklemin pay ve paydası degişmekte ve iterasyon sayısı trilyonlarca kez degişmekte. Sistemin devasa büyüklüğünü sanırım tahmin edebilirsiniz artık. Birbirine paralel baglı onbinlerce bilgisayar bu matematik işlemini yapmakla görevli google binasında. Bu devasa boyuttaki iterasyonların hiç bir zaman hesaplanamayacağını düşünen microsoft hala pagerankı önemsemediginden
msn search bir arpa boyu yol alamadı :)
Arama sonuç kalitesinin artmasındaki en büyük etkenlerden biride, bu iterasyonların her geçen gün dahada sonuca yaklaşması olarakta düşünülebilir.
Pagerank örnek 2


programı çalıştır

Örnek 2 deki şekildeki bir linkleşme şeması sonucu yapılan 40 iterasyon sonucu her sitenin kazandıgı pagerank degeri aşağıdaki gibidir.
ilk başta tüm sitelerin pagerank degeri 1 kabul edildi.


Özet:En basit linkleşme şeklinin bile google denklemi için en az 40 iterasyon sonra 1 degerine ulaştığını varsayarsak:
D sitesi hiç bir siteden link almadıgından dolayı ilk başta 1 olan pagerank degerini 0.15 degerine gerilemiştir. Link almadan başkasına link verirseniz elinizdeki pagerank degerinide kaybedersinizin açıkca göstergesidir.
C sitesi 3 ayrı siteden link aldığından dolayı ve dışarıya sadece 1 link verdiginden dolayı pagerank degeri 1.58 olmuştur. Link alarak pagerankınız artıyor.
B sitesi 1 siteden link almış ve bir siteye link vermiş olmasına ragmen, mevcut pagerank degeri olan 1 sayısının bile altına inmiştir. Gelen linkin, giden linki hiç bir zaman eşitlemediğini bu örnek gösteriyor.
A sitesi yüksek pagerank degerlikli bir site olan C sitesinden link aldığından dolayı ilk başta 1 kabul edilen pagerank degerini 1,48 degerine çıkartmıştır.

Pagerank örnek 3

programı çalıştır

Örnek 3 deki şekildeki bir linkleşme şeması sonucu yapılan 40 iterasyon sonucu her alt sayfanın ve dost sitenin kazandıgı pagerank degeri aşağıdaki gibidir.

Özet:
Eger başka sitelere link verirsek kendi alt sayfalarımıza gidecek pagerank degerini onlara vermiş olmaktayız. örnek 4′ü incelerseniz görürsünüz.

Pagerank örnek 4

programı çalıştır

Yine ilk başta tüm sayfalarımızın pagerank degeri sıfır kabul edilirse ve şekildeki gibi bir linkleşme yaparsak pagerank kazanımımız şekildeki gibi olur.

Pagerank örnek 5

Örnek 4 ün değişik bir şekli.Burada işte daha önceki pagerank yazımızda bahsettiğimiz olayı görmekteyiz karşılıksız link almanın önemi görülmektedir.A sitesi bizim sitemize karşılıksız olarak link vermekte ve sisteme pagerank girişi olmaktadır yani formulün pay kısmına yeni bir deger gelmiştir.Hem ana sayfamızın hemde alt sayfalarımızın pagerank degeri artmıştır.Örnek 4 de ana sayfamız 1.92 degerine sahip iken, sitemize aldığımız bir karşılıksız link sonucu ana sayfamızın pagerank degeri 3.31 degerine ulaştı.

Genel Özet
1- Çok fazla dost siteniz olursa, alt sayfalarınıza gidecek pagerank değeri, dost sitelerinize akar.Alt sayfalarınız güçsüz kalır.
2- Sitenizin pagerankının daha hızlı yükselmesi için, başka sitelerden karşılıksız link almanız gerekiyor.Link verdiginiz site, size link veriyorsa yani karşılıklı link degişim anlaşması yapmışsanız, pagerank getirisi çok az olduyor yada hiç olmuyor. Karşılıklı link degişiminin pek önemli olmadığını Örnek 1′i inceleyerekte görebilirsiniz.Karşılıklı link degişimi yapan iki sitenin ilk başta pagerank degerleri 1 kabul edilmişti, 40 iterasyon sonra yine pagerank degerleri 1 çıktı.
3- örnek5 i incelerseniz C sitesi, A sitesinden karşılıksız bir link aldığından dolayı (yani C sitesi, A sitesine link vermedi) ilk başta 1 kabul edilen pagerank degeri 40 iterasyon sonrasında 3kat artmıştır. C sitesinin aldığı bir karşıksız linkin önemi bir kez daha görülmüştür.
4- Eğer bencillik yapar kimseye link vermezseniz, web’in ağ olma özelliğini bozduğunuzdan dolayı google sitenizi cezalandırır.Pagerankınızın artmasını beklerken dahada düşer. Googlebot mutlaka sitenizden, başka sitelere kolaylıkla geçip gidebilmelidir. Siteniz örümcek için çıkmaz sokak olmamalı hiç bir zaman.
5- Buradaki örnekler çok basit düzeyde olmasına ragmen her sayfanın birbiri ile link alışverişinin dogru hesaplanabilmesi için google denklemine göre en az 40 iterasyon yapıldıgını görmekteyiz. Google milyarlarca sayfanın birbiri ile etkileşimini hesaplamak için yaptıgı matematiksel hesapları düşünürseniz, olayın boyutunu daha iyi kavrarsınız ve niye toolbar pagerankının güncellemesi 3 ayda bir güncelleniyor sorusunun cevabını kendinizde bulabilirsiniz. Çünkü trilyonlarca matematik işleminin dogru olarak hesaplanması yada dogruya yakın hesabı ancak bu kadar zaman alıyor…

Yazan: Mert ÖĞÜT

Kaynaklar:

  • Michael Berry, Murray Browne, Understanding Search Engines: Mathematical Modeling and Text Retrieval. Second Edition, SIAM, Philadelphia. 2005.
  • Sergey Brin, Lawrence Page, The antaomy of a large-scale hypertextual Web search engine, Computer Networks and ISDN Systems, 33: 107-17, 1998. Also available online at http://infolab.stanford.edu/pub/papers/google.pdf
  • Kurt Bryan, Tanya Leise, The $25,000,000,000 eigenvector. The linear algebra behind Google. SIAM Review, 48 (3), 569-81. 2006. Also avaiable at http://www.rose-hulman.edu/~bryan/google.html
  • Google Corporate Information: Technology.
  • Taher Haveliwala, Sepandar Kamvar, The second eigenvalue of the Google matrix.
  • Amy Langville, Carl Meyer, Google’s PageRank and Beyond: The Science of Search Engine Rankings. Princeton University Press, 2006.
    This is an informative, accessible book, written in an engaging style. Besides providing the relevant mathematical background and details of PageRank and its implementation (as well as Kleinberg’s HITS algorithm), this book contains many interesting “Asides” that give trivia illuminating the context of search engine design.
  • David Austin Grand Valley State University

Ocak 19th, 2008Pagerank Hakkında

Google Arama motoru, Stanford‘da doktora yapan iki öğrenci, Larry Page (Lawrence “Larry” E. Page, Doğum yeri 1973 Ann Arbor, Michigan) ve Sergey Brin (Doğum yeri Moskova 1973, Rusya), Google’ı 1998′de kurduklarında PageRank, olgusu temelleri üzerine geliştirdiler. Google kurucuları Larry Page ve Sergey Brin (Stanford) tarafından geliştirilen web sayfalarını, derecelendiren PageRank ve bunun ağ üzerinde çalıştırılmasına dayanmaktadır. PageRank sürekli olarak Google yazılımcıları tarafından geliştirilmekte (ince ayar) ve Google arama sonuçlarının temel unsuru olmaktadır. PageRank web’in demokratik karakterine dayanmakta ve onun yoğun link yapısındaki herhangi bir sayfanın değerinin yani öneminin bulunmasında kullanmaktadır.

Google 1998′de 1 milyon dolar sermaye ile kurulmuştur. Ancak bu seviyeye gelene kadar 95-96 yıllarında Larry Page ve Sergey Brin üniversitedeki odalarındaki birkaç bilgisayarla ise başlamışlardır. Site üniversitede popüler olmuş ve bu iki arkadaşın hocaları bir Alman iş adamı ile tanıştırmaları sonucunda 100.000 dolarlık bir çek almışlardır. Daha sonra Yahoo’nun sahibi ile de görüşmüşler ve adam siz bunu biraz daha geliştirin sonra gelin demiştir. Daha sonra bu arkadaşlar ailelerinden ve hocalarının yardımıyla 1 milyon dolar bulmuşlar ve siteyi kurmuşlardır. Google yönetimini usta bir isme vermişlerdir (Dr. Eric E. Schmidt, - Yönetici ve CEO) hocaları (Hayırlı öğrenciler Stanford’taki hocaları R. Motwani, J. Ullman ve T. Winograd’ı unutmadılar) daha sonra bu yardımlarından dolayı hocaları şimdilik 30 milyon dolarlık servet edinmiştir. Yahoo’nun sahibi de o gün bu iki gencin elinden tutmamanın cezasını ağır ödemiştir.

O zamanlar çok popüler olan arama motoru Altavista, sitelerin meta tag kısımlarına göre sıralama yapıyordu. Bir çok webmaster da sitesi ile alakası olmayan keyword ve description metalarına doldurmaya başladı. (Hala bir çok webmaster kelime doldurur sanki çok işe yararmış gibi :) Sayfalarının geç açılmasından başka bir işe yaramaz.Yazılacaksa bile, 200 karakter sınırına uymak gereklidir. İlk 200 karakter sınırından sonraki kelimeler ignore edilir arama motorları tarafından). İşte Altavista’nın da sonunu “meta tag” getirdi. Google siteleri sıralarken PageRank faktörünü göz önüne alan, kendi PageRank patentini geliştirdi.

PageRank Nedir? (PageRank=Pr )

PageRank kelimesinin tam Türkçe karşılığı yok ancak dilimize link popülerliği diye çevirebiliriz. Arama motoru programlayanlar, söyle düşünmüşler eğer bir siteye herkes link veriyorsa bu site iyi bir site olmalı. İnsanların link verdiği site kötü bir site olamaz. İnsanlar kötü siteye link vermez. Bu sebeple çok link verilmiş siteyi üst sıraya taşıyalım diye düşünmüşler.

Şimdi hemen aklınıza bir sürü siteye linkinizi yerleştirmek bedava alanlara bir sürü link sayfası koymak gelebilir. Google arama motorunu yapanlar bunları önceden düşünmüşlerdir. Belli bir PageRank değerine ulaşmayan sitelerden aldığınız linkler sitenizin PageRank değerini artırmaz. PageRank 3 ve altındaki sitelerden aldığınız linkler işe yaramaz yada çok az etkisi olur sitenizi PageRank’ını artırmaya. 10.000 tane pr0 yada pr1 siteden link almaktansa 1 tane pr4 siteden link almak daha iyidir.10 tane pr4 siteden link almaktansa bir tane pr5 siteden link almak daha iyidir. 50 tane pr4 siteden link almaktansa bir tane pr6 siteden link almak daha iyidir. Özetle yüksek pr’li sitelerden link almak daha iyidir.

Aslında Google A sayfasından B sayfasına bir linki bir oy olarak algılar ( A sayfası ile B sayfası için) ve aynı zamanda oyun oluştuğu sayfanın analizini yapar. Bu şekilde oy büyüklüklerine göre derecelendirilmiş siteler yüksek PageRank değeri alırlar ve her seferinde Google aramasında hatırlanırlar. Başka bir deyişle sizin sayfanızın önemi başka sayfalardan sizin linklerinize ne kadar referans yapıldığına bağlıdır. Bunun yanında Google karmaşık yazı uydurma tekniklerini de kullanarak aramanızdaki sonuçların önemli ve ilgili olmasını sağlar.

Google arama motoru genel olarak aşağıdaki dört unsuru göz önüne alarak aranan kelime ile bilgileri sıralar :

• Aranması istenen anahtar kelimelerin geçtiği (uyduğu) tüm sayfaları bulur.
• Sayfadaki faktörlere göre derecelendirme yapılır.
• İlgili yazı içindeki kilit (önemli kelime)lere göre hesaplama yapılır.
• Son olarak sonuçlar PageRank’a göre ayarlanır.

Sitemin PageRank değerini nasıl öğrenebilirim?

Sitenizin PageRank değerini Google Toolbar yükleyerek öğrenebilirsiniz.

Sitenizin PageRank değerini nasıl yükseltirsiniz?

PageRank değeri yüksek siteler ile link değişimi yaparak işe başlanabilir. Ne kadar çok dost siteniz olursa o kadar çok geri linkiniz olur. Siteniz ile aynı içerikli sitelerden link almanız daha etkili sonuçlar doğurur. Hatta rakip sitelerden link almak PageRank değerinizin artışına çok büyük bir ivme verir. Çok mantıksız gibi görünmesine rağmen buradaki amaç, “insanların link verdiği site kötü site olamaz”, eğer rakip site bile, diğer siteye link veriyorsa link verilen site gerçekten çok iyi bir sitedir, teorisi üzerine kuruludur bu mantık. Ancak gerçek hayatta bu pek mümkün olmaz, bu durumda yapacak iki şey vardır, rakip siteden link alabilmek için rakip siteye reklam vermek eğer kabul ederse, diğer yöntem ise aynı içerikli başka bir site açmak. Kendi sitenizden kendinize link vereceksiniz. Google programcıları da bu olayın farkında olduklarından dolayı bazı önlemler almışlardır. Class C ip olayının ortaya çıkış sebeplerinden biride bu olaydır. (Class C ip olayı yazının alt paragraflarında vardır.)

PageRank değeri 5 ve üzerindeki link sitelerine sitenizi ekleyin. Pek hit yollamasalar bile PageRank getirisi yüksek olacaktır. PageRank değeriniz yükselirse Google dan daha çok ziyaretçi alırsınız daha üstlere çıkarsınız…

Örnek: Tr100.com sayfalarim.com bedava.cc interturknet.com

Gerçekten link popülerliğine ihtiyacınız var mı?

Genelde orta karar bir sitede link popülerliği çok mühim değildir, arama motorlarının kriterleri arasında link popülerliği sadece kriterlerden biridir. Yahoo, Dmoz, LookSmart gibi dizinlerde siteniz dizilmişse bu size yeterde artar bile. Diyelim ki hosting işi yada cep melodi işi yapıyorsanız ve sitenizin alanında birçok rakibi varsa link popülerliğinizi artırmanız sizin açınızdan faydalı olacaktır. Sizinle alakalı içerikli sitelerde linkinizin bulunması için çalışmalısınız. Bu demek değildir ki onlarca domain alıp hepsiniz sitenize yönlendirin, basitçe size link verebilecek siteler bulun ve size link vermelerini sağlayın.

Dost site seçerken nelere dikkat etmem gerek ?

Öncelikle PageRank değeri en az 4 olması gerek ki size geri dönüşü olan bir PageRank katkısı olsun.
Aynı host’da olmayan siteler ile dost olun. Bu şu demek:

212.123.102.2 ip adresinde barındırılıyor diyelim siteniz

212=ülke
123=il
102=mahalle
2 =sokak

olarak düşünün. Google aynı sokaktakilerin birbirine verdiği linki PageRank için saymıyor. 212.123.103.(1) ile 212.123.103.(254) arasındaki ip ler birbiri ile Class C ip oluyor. Bu olay porno siteler yüzünden çıktı. Adamlar reseller makine alıyorlardı. 100 tane site açıyorlardı ve hepsini birbiri ile linkliyorlardı. Aslında hepsi aynı adamın sitesi ama hile yaparak Google i kandırmaya çalışıyordu. Aynı host’da diyelim pr5 siteniz var. pr’si daha düşük sitelerinize link vermeniz bir işe yaramıyor yada minimum katsayı ile yarar. Bir site ile Class C ip adresi olup olmadığınızda buradaki adresten bakabilirsiniz

Google PageRank ne zaman güncelleniyor?

İki tür PageRank vardır. Bir gizli PageRank bir de Toolbar PageRank değeri vardır. İnsanların algılaması kolaylaşsın diye Google Toolbar PageRank bölümü 10 skalaya bölmüştür. Buradan takip edilebilir ancak gizli PageRank değeri tamamen matematiksel bir değerdir ve algılamak zordur.

PR(A) = (1-d) + d(PR(t1)/C(t1) + … + PR(tn)/C(tn))

Tüm sayfaların birbiri ile link alışverişi tek tek hesaplanıyor ve doğal olarak da vakit alıyor. Her ayın 8′inde Toolbar PageRank güncellemesi yapılıyor. Ancak son 3 aydır yapılmadı. En son ne zaman yapıldı öğrenmek için buradan bakabilirsiniz

Arama motorlarında nasıl yükselebilirim?

Arama motorlarında yükselmek için bilmemiz gereken bir kaç önemli nokta vardır. Sitenizin mutlaka standartlara uygun olmalı gerekmektedir. Örneğin sitenizde kodlama kısmında çok gereksiz tablolar açılmış kapatılmamıştır. Siteniz browserlarda düzgün açılabilir ancak browserlar hataları düzeltip ekrana basmak için vakit kayıp ederler yada sayfanız çok resim vardır geç açılır bunlar hep olumsuz puan getirir sitenize. Sitenizi buradan test edin sıfır kodlama hatalı hale getirmenizde fayda vardır.

Arama motorlarında şu mantık vardır. Aynı içerikli binlerce sayfa vardır. Hangisinin üste çıkacağına şöyle karar verirler. Domain etkeni. Normal şartlar altında domain ile site içeriği uyumludur. Örneğin winamp programını indireceksiniz. Aklınıza ilk gelen adres winamp.com olur. Arama motorlarında da bu mantık vardır doğal olarak. Aranan kelime ile domain ilişkisine bakılır. Örneğin “mp3″ kelimesinde üste çıkmak istiyorsanız. mp3.com domain adını almanız gerek. Eğer mp3.com dolu ise ki bu vakitten sonra güzel domain bulmak zor biraz. Alternatif domainleri deneyin. mp3.cc mp3.ws gibi.

http://www.kurufasulye-mp3.com gibi bir domain muzikkutusu.com gibi bir domainden her zaman daha şanslıdır çünkü aranan kelime domain içinde geçiyor. Çok fazla (-) tire işaretli domainler spam kategorisi domainler olarak sayılıyor buna da dikkat edin.

Örneğin, üst sıralara çıkmak için bedava-polifonik-cep-melodi-nokia.com gibi bir domain almak dangalaklıktan başka bir şey değildir. Bu domain asla üste çıkamaz. Hile için alındığını Google tabii ki biliyor. Böyle olmasaydı ortalık bu domainlerden geçilmezdi sıralamalarda.Yapılan anket ve arama istatistiklerinden çıkan sonuçlara göre, insanların %80′i bir arama sorgusunda iki kelimeden daha fazla kelime aramıyor. Yani insanlar ” melodi” yada “cep melodi” diye aratınca bulunan sonuçlardan memnunlar ki “nokia cep melodi” gibi 3 kelimelik arama yapmıyorlar. En azından %80 i aramıyor.

http://melodi.com sitesi en şanslıdır. http:// polifonik-melodi.com gibi bir domainde http://polifonik-melodi-nokia.com domainden daha şanslıdır. Domain adı ne kadar kısa ise o kadar şanslıdır.

Yapılan bir “link” kelimesi aramasında, linkler.com domaini, linksiteleri.com domaininde daha şanslıdır. Şansınızı artırmak için gidip linkX.com gibi bir domain alırsanız, linkler.com sitesinden daha şanslı bir konuma gelirsiniz arama motorlarında…

Eğer aranan kelime ile ilgili bir domain yoksa arama motoru veritabanında , o zaman subdomain dikkate alınıyor sıralama için. http://mp3.siteniz.com gibi. Tüm bu kriterlerden sonra hala bir sürü site varsa veritabanında ki var olur hep, üste çıkmak için bir sürü site subdomain oluşturmuştur. Şunlara bakıyor Google :

1-Hangi sayfanın unique içeriği varsa yani çalıntı yada kopya bir içerik olmayacak. Google arama motorunun temel amacı, insanlığa faydalı siteleri üste çıkartmaktır. Mesela, NTV haber portalındaki teknoji haberlerini alıp kendi sitenizde yayınlarsanız üste çıkma şansınız çok zordur çünkü aynı şeyi yapan onlarca belki de yüzlerce site vardır. Hepsi avucunu yalar, NTV en üste çıkar. Google veritabanında var olan daha önce indexlenmiş olan bir içeriği, ısıtıp ısıtıp tekrar sunarsanız, yani çalıntı bir site yada aynı içerikli başka bir site yaparsanız, Google sitenize prim vermez üst sıralara çıkamazsınız. Tablo yapısını yada renklerini değiştirseniz bile üste sıralara çıkamazsınız. Google zaten tablo yapılarını falan görmezden geliyor.Yapmanız gereken şey yazılan makaleyi unique içerik haline getirmektir. Kendi yorumlarınızı da ekleyip, makaleyi değiştirirseniz kendi unique içeriğinizi oluşturursanız çok rahat çıkarsınız üst sıralara ve NTV ile kapışırsınız :)
2-Hangi sayfa hızlı açılıyorsa
3-Hangi sayfada kodlama hatası yoksa
4-Hangi sayfanın title kısmında yazan kelimeler ile içerikteki kelimeler aynı ise. (meta tag kısmı değil keyword ve description değil yani)
5-Hangi sayfa standartlara uygunsa, (standartlara uygun siteler varken hile yapan siteler üste çıkmaz, hile ile sıralamayı değiştirmeye çalışan siteler kısa süre sonra aşağılara çekilir yada banlanır. gizli kelime döşeyenler, cloak yapanlar vs)
6-Hangi sayfanın PageRank değeri yüksekse o site üste çıkar.

Özellikle Google bütün sitelere eşit mesafededir. Herkes yarışa eşit koşullarda giriyor. Kimseye torpil yapmaz. PageRank değeriniz sıfır olsa bile aramalarda ilk sayfada çıkabilirsiniz. PageRank sıralamayı belirleyen kriterlerden sadece biri.

Mesela e-kart siteniz vardır yada sayfanız. Aramalarda hiç çıkmaya bilirsiniz. Arama yaparsanız şu an için “e-kart” kelimesinde http://www.google.com/search?hl=tr&q=e-kart&lr= ilk sayfalıdakilerin hep büyük siteler olduğunu görürsünüz (1-Superonline 2-Ekolay 3-Mynet…) ve aklınıza doğal olarak torpilliler diye gelebilir oysa asıl sebep şu, bir çok küçük site “e-kart” linkini bu sitelere vermiştir bilerek yada bilmeyerek. Özellikle yeni açılan siteler koyacak bir şey bulamaz ve linklerini hep bu sitelere verir :) Dolayısıyla bu sitelerin PageRank değerleri yükseliyor ve üste çıkıyor. Eğer sizde yeterinde çok link alırsanız sizde 1.olabilirsiniz. Yeterince link içinde, iyi içerik ilk şart. Google programcılarının temel amacı, insanlığa faydalı içerik sunan siteleri üste çıkartmaktır. Sağdan soldan çalıntı içeriklerle, bir kaç günde oluşturulan sitelerin, çok fazla üste çıkma şansıda yoktur. Çalıntı yapılan sitenin içeriği, Google veritabanında zaten kayıtlıdır ve belli bir sıralamada yerini almıştır. Eğer, o siteyi çalarsanız, Google sizin çalıntı yaptığınızı anlıyor ve sizin sitenize prim vermiyor. İstediğiniz kadar renkleri, tablo yapılarını değiştirin, zaten Google tabloları görmezden geliyor. Sitenin içindeki saf cümle yapılarını kontrol ediyor. Unique içerikli (daha önce hiç kimsenin yapmadığı bir sayfa, kendi yazınız, makaleniz, şiiriniz gibi) siteler yada sayfalar her zaman üste çıkıyor. Ne kadar çok unique içeriğiniz olursa Google sitenize o kadar değer verir.

Örnekte vereyim: Meta tag Seo konulu makalemizi, Google dünya sıralamasında 4.yapmış. Türkçe aramalarda da birinci yapmış. PageRank değeri sıfır olmasına rağmen sayfanın “Meta tag seo” araması sonuçları, PageRank değeri 6-7 olan bir çok yabancı makaleyi geçmiş…

Karşılıksız alınan linkler, PageRank için daha büyük artı sonuçlar doğurur, bunu da unutmamak gerek. Başkaları, sizi taktir etsin sitenize link versin… Eğer bir anda çok fazla site ile link değişimi yaparsanız, Google para ile link satın alıp, PageRank dengesini bozmaya çalıştığınız için sizi cezalandırır. Bu cezanın teknik adı da “Google Bomb”. PageRank 5-6 olmayı beklerken, Google PageRank değeriniz 2-3 olabilir Google Bomb yüzünden. Karşılıksız link almaya çalışmak, en etkili PageRank kazanma yoludur. Bunun içinde sitenizin içeriğinin iyi olması gerek, başka insanların sizi taktir edip, link vermesi gerek…

Tüm web sitesi yapımcısı ve geliştiricilerinin ortak merak ettikleri konu, Alexa sıralamalarında nasıl yükselecekleridir. Çünkü sitelere sponsor olmak isteyen firmaların bir çoğu, öncelikli olarak o sitelerin alexa değerine bakmaktalar. Bir diğer neden ise Alexe World Rank’ın Google sıralamalarını etkidiği düşüncesidir. Bu düşünce ise şu şekildedir. Eğer 2 web sitesi çeşitli kriterler değerlendirmesi sonucu aynı notu alıyorlar ise, yani bu 2 sitenin Pagerank değerinden tutun da, Server’ın hızı ve lokasyonuna kadar bir şekilde eşit ise son olarak Alexa sıralaması son noktayı koymakta.Alexa

Peki Alexa’da Nasıl Yükseliriz?

  1. Öncelikle Alexa Toolbarı bilgisayarınıza kurup internet tarayıcınızın ana sayfasını siteniz olarak ayarlayın.
  2. Alexa Rank Widget’i sitenizin uygun bir yerine yerleştirin.
  3. Bir şirket veya firmada çalışıyorsanız, mevcut ağ bağlantısındaki bilgisayarlara Alexa Toolbar’ı kurup ana sayfalarını sitenizi ayarlayın. Bu işlem statik ve dinamik ip adresleri ile kullanışlı olabilir.
  4. Alexa profilinize değerlendirme yapmaları için, Alexa’da hesabı bulunan arkadaşlarınıza haber verin.
  5. Alexa hakkında bilgi içeren metinler yazın. Kişisel blog sitelerinizde bu tür yazılara yer verirseniz, Alexa’da nasıl yükselebileceklerini araştıran ve muhtemelen Alexa Toolbar kurulu olan webmasterları sitenize çekebilirsiniz. Böylelikle bu işlem sonucu organik Alexa hiti çekerek sıralamada yükselebilirsiniz.

Web sitenizin ziyaretçi performansını sürekli izleyebilir, Ziyaret ettiğiniz sitenin de ziyaretçi performansını anında görebilirsiniz.Alexa

Bunların dışında Alexa Toolbar’ın size sağlayacağı yararlar temel olarak şunlardır:

Toolbar’daki arama kutusu ile Google’da her an arama yapabilirsiniz.
Sitelerin Google Pagerank değerlerini ve Alexa sıralamasını takip edebilirsiniz.
Ziyaret ettiğiniz site ile ilgili; sahibi, mektup adresi, telefonu, iletişim bilgileri vb. detayları görebilirsiniz.
Ziyaret ettiğiniz siteye gelenlerin daha sonra hangi siteleri ziyaret ettiklerini görebilir, özellikle arama yaparken ilgili siteyi bulma olanağınızı artırırsınız.
Sitelerde açılan pop-up sayfalarını yasaklayabilir, ya da onaylayarak kontrollü açılmasını sağlarsınız.

Türk bilişimciler Norveç’in sesini değiştirdi

Defne Bilgi İşlem tarafından geliştirilen, sabit ve mobil şebekeler için yeni bir eğlence servisi olarak planan “Ses Değitirme Projesi”, ilk olarak Norveç’te mobil eğlence sektörünün öncü kuruluşlarından olan MQuest tarafından kullanılmaya başlandı.

2007 yılı sonunda tamamlanan proje sayesinde mobil telefon aboneleri, bu servisi kullanarak aradıkları kişilerle normal seslerinden farklı bir ses tonu ile konuşabilecekler. Bu servis sayesinde örneğin bir kadın sesi başka bir kadın sesine, erkek sesine veya çocuk sesine çevrilebiliyor.

Gerçek zamanlı olarak sesi değiştiren bu teknolojiyi çeşitli eğlence servislerine uyarlamanın mümkün olduğunu belirten Defne Bilgi İşlem Genel Müdürü Oğuz Haliloğlu proje ile ilgili; “Özellikle mobil dünyada eğlence servisleri, operatör gelirleri içinde giderek artan bir paya sahip. Bu çerçevede, verilen hizmetlerin çeşitlenmesi operatör gelirlerinin artmasında önemli katkı sağlıyor. Defne Ses Değiştirme projesi de bu yoldan hareketle uygulandı. Ses değiştirme, gerçek zamanlı olarak yapılması oldukça kompleks bir teknoloji gerektiriyor. Sistem, aynı anda çok sayıda telefon görüşmesinde, gerçek sesleri farklı efektler uygulayarak değiştirebilme yeteneğine sahip. Çözüm sesi gerçek zamanlı olarak kalınlaştırabiliyor veya inceltebiliyor. Bu sayede arayan kişi, hem kimliğini hem de telefon numarasını gizleyerek çeşitli şakalar yapabiliyor. Arayan kişi, istediği anda sesini orijinal haline getirerek şakayı bitirebiliyor” dedi.

Bugüne kadar Türkiye’nin dışında toplam 15 ülkede birçok proje hayata geçiren Defne Bilgi İşlem, sayılı Türk firmasının katıldığı Şubat 2008′de Barcelona’da gerçekleşecek olan sektörün en büyük fuar organizasyonu 3GSM’de diğer ürünlerinin yanı sıra Ses Değiştirme Projesi’ni de sergileyecek.

CES: Panasonic 150 inç ile plazmayı abarttı!

Panasonic, plazma TV pazarın en büyük ürünü olarak lanse ettiği tam HD kalitesinden dört kat fazla görüntü kalitesi sunan 150 inçlik plazma televizyonunu CES’te sergiledi.

Dokuz tane 50 inç boyutunda plazma TV’nin büyüklüğü ile eşdeğer büyüklüğe sahip olan 150 inçlik yeni plazma televizyon, tam HD olarak kabul edilen 1080p çözünürlüğün sunduğu resim kalitesinin dört katını sunuyor.

Fiyatı henüz belli olmayan ürünün daha çok reklam amaçlı kullanım için satılması bekleniyor.


Page 1 of 3123»


© 2007 - 2008 Gelengeliyo.Com | iletisim| yazilarin kaynak gosterilmeden yayinlanmasi sakincali olabilir
XHTML CSS RSS